Faroe Adaları

Faroe Adaları

Faroe Adaları bugüne kadarki coğrafya ve fizik bilginizi bir anda silip atacak türden bir yer. Okyanus kıyısında yüz metreyi aşan bir uçurum düşünün ve bu uçurumun tepesinde pırıl pırıl bir göl olsun. Yükseklerden akan şelalelerin birçoğu yukarı akıyor, havada dağılıp okyanus suyuna karışıyor. Evet, rüzgar etkisi ile bazı şelaleler ters akıyor. Betonun olmadığı bir ülke düşünün, evler olsun böyle kutu kutu rengarenk. Çatıları çimden olsun yemyeşil, çerçevesi beyaz olsun camların. Salıncak olsun evlerin önünde tahtadan.

Hangi adaya giderseniz gidin ve hangi yüksekliğe çıkarsanız çıkın burada sizi karşılayacak bir çift koyunla karşılaşırsınız. Zaten ada ismini bu koyunlardan alıyor.

Toplamda 18 adadan oluşan bu ülkede 3 tip ulaşım var, kara deniz ve hava. Adalar arasında araç geçişi için 2 tane ücretli(gidiş dönüş 13€) tünel var. Adaların neredeyse hepsine feribot seferleri var. (sefer saatleri seyrek.) Atlantic Airways’a ait tarifeli helikopter uçuşları var. (Yazın)

Ülkeyi gezmeye Vagar adasından başlıyorsunuz, görülesi yerlerin büyük bir bölümü burada. Gasadalur’da yamaç üzerinde şirin bir köy var ve yamaçtan aşağıya Atlas Okyanusu’a akan şelaleye inanamayacaksanız, özellikle yağışlı ve rüzgarlı havalarda inanılmaz akıyor. Buraya giderken yol üzerinde Bour’da çimlere oturup kuzey manzarasını seyredebilirsiniz bu süre zarfında bu güzelliklerin sizde yarattığı şoku atlatabilirsiniz.:)

Gasadalur dönüşü Sorvagur’da bir kahve içip uzun bir yürüyüşe hazırlık yapabilirsiniz. İstikamet Drangarnir. Gidiş dönüş yaklaşık 4 saati bulan tehlikeli bir yürüyüş parkuru. Sarp yamaçlardan ve bazı yerlerde patikanın olmadığı yerlerden yürüyorsunuz, yürürken size eşsiz adalar manzarası eşlik ediyor, yürüyüş boyunca yer yer koyunlarla karşılaşıyorsunuz ve kuşlara karşı çok dikkatli olmanız gerekebiliyor. Yürüyüş noktasından ayrılıp yuvalarına karşı tehdit oluşturduğunuzda hiç çekinmeden size dalış uçuşu yapıyorlar. (Şahit oldum) Bu uzun ve yorucu yürüyüşün ardından tamen bakir bir bölgeye ulaşıyorsunuz. Burada rengarenk Atlantic puffin kuşlarını izleyip bu eşsiz manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Aynı gün eğer enerjiniz kalmışsa Sorvagsvatn gölü kıyısında uzun bir yürüyüş yaparak Traelanipan’a varabilirsiniz. İşte burada coğrafya öğretmeninizin kulaklarını çınlatacaksınız, karşınızdaki manzaranın açıklanması güç:) Burada koyunların rüzgardan saklanmak için açtıkları oyuklar var, bu oyuklarda dinlenebilir ve beraberinizde götürdüğünüz yiyecekleri orada tüketebilirsiniz. Dönüşte geldiğiniz güzergahı takip etmeyin hemen, sol tarafta göl okyanusa dökülüyor ve burdada da bir şelale var ve izlemeye değer. Vagar adasından ayrılmadan görülesi yerlerden biri Mykines adasıdır, Mykines’a Sorvagur iskelesinden günde 2 feribot seferi düzenleniyor ve adaya seferler hava koşullarından dolayı sık iptal edilebiliyor. Vagar’dan ayrılmadan ya da seyahatinizin dönüşünde buraya mutlaka gidin. (Feribot için rezervasyon gerekli ve son 2 saat kala rezervasyon alınmıyor. Adanın resmi web sitesi var, buradan ya da e postayla rezervasyon yapabilirsiniz.) Mykines adasında ülkenin en batı noktasına varıp bakir bir adanın tadını çıkarabilirsiniz, burada feribot iskelesine 3km yürüş mesafesinde deniz fenerleri ve ortalıkta özgürce dolaşan puffin kuşları var.

Vagar adasından sonra uğranacak yer Streymoy adası. Eğer şehri görmek istiyorsanız burada başkent Tórshavn’a uğrayabilirsiniz. Şehir dediğime bakmayın, kasaba tarzında şirin ve düzenli bir yer. Biz doğayı tercih ettiğimiz için şehirde çok vakit harcamadık, sadece limanda bir çorba içip ayrıldık buradan. Benim için adanın sembolü olan yer  Saksun’dur. Birkaç hane yaşamın olduğu ve insanın yürümeye bile kıyamadığı bakir bir güzellik. Şelalelerin oluşturduğu göl suyu Atlantic okyanusu ile birleşiyor burada ve göl kenarında çatıları çimden küçük evler eşlik ediyor buna. Şelale kenarlarında uzun tüylü İskandinav atlarına rastlayabilir ve onları sevebilirsiniz.

Yine benzeri olmayan yerlerden biri Gjóv köyü. Kanyon şeklinde asırlık limanı ile şirin bir Wiking köyü burası. Köyün içine kadar okyanus dalgaları ve rengarenk evleri ile tarifsiz bir yer burası.

Kalsoy adası da mutlaka gidilmesi gereken yerlerden biri. Klaskavik limanından arabalı feribot ile gidiliyor. (Gidiş dönüş kişi başı 20€ alınıyor.) Burada o kadar çok tünelden geçiyorsunuz ki adeta yolculuk bir bilgisayar oyunu gibi. Tünellerin içi dar ve taştan olduğu için keyifli bir yolculuk yaşatıyor. Adada görülmesi gereken 2 önemli yer var bunlardan ilki Kallur deniz feneri. Yaklaşık 45-60 dk’lık bir tırmanışla ulaşıyor. Burada diğer adalara tepeden bakıp kuzeyin o ferah rüzgarını içinize çekebilirsiniz. Evet burada da puffin kuşları sizi selamlayacak:) Adadaki diğer görülesi yer ise Kópakonan (Seal Woman). Burada metal bir deniz kızı heykeli var ve hikayesi oldukça etkili. Görsel olarak da çok başarılı bir yer:))

Kalsoy dönüşünde Vidareidi’ye gidip Warm Wille gibi şirin köylerden geçip adanın en kuzey noktasında varabilrsiniz. Bu noktaya ulaştıysanız adayı tavaf etmişsiniz demektir. 🙂

Dönüş yolu için uzun vakit ayırın çünkü yol üzerinde çok şirin şeyler bulacaksınız, bir anda karşınıza çıkacak eşsiz manzaralar, şirin köyler, renkli kiliseler ve yolu kapatan koyunlar…

Bu noktalar dışında Fuglov, Svinoy, Sandoy ve Suduroy adaları var fakat buralarda yerleşim olduğu için buraları ziyaret etmek istemedik.

Genel Bilgiler

– Ülke Danimarka’ya bağlı ve Shengen vizesi ile gidiliyor. Eğer burası için vize alacaksanız vizenizde Valid for Faroe Islands yazması gerekiyor.

  • Para birimi Danimarka kronu. (1dkk yaklaşık 54 kuruş) Ülkeden ayrılmadan elinizdeki paraları mutlaka euro’ya çevirin, adada eski danimarka kronları kullanılığı için başka bir yerde geçmiyor.
  • Adalara direkt uçuş yok, Kopenhagen’dan aktarmalı uçuş var ve günde 3 sefer yapılıyor.
  • Adalarda Faroe’ce konuşuluyor fakat ülkenin çoğu akıcı ingilizce konuşabiliyor.
  • Ülke pahalı:) Seyahat bütçesi kişiye ve zamana göre çok esnek, 5 gün için uçak dahil 800€ da ayırabilirsiniz 4000€ da.
  • Benzin istasyonlarında marketler var ve her aradığınızı bulabilirsiniz. (Pasta çörek dahil:))
  • Konaklama için çadır kullanabilirsiniz, çokça kamp alanı var. (Çadır başı 40-80TL arası ücret alınıyor fakat ücretsiz yerler de var. ) Kamp alanı dışında çadır kurmak yasak.  Ayrıca Airbnb’den oda da kiralayabilirsiniz. (iki kişi  ortalama 400TL)

Share post:

  • /

Comments ( 2 )

  • İBRAHİM YILMAZ

    Yazı için teşekkür ederim. Manzaralar karşısında göz kamaştırıcı ve nefes tutucu olduğu her halinden belli. 🙂 Kısa bir bilgi almak isterim. Kaç gün zaman ayırmak idealdir ve araç kiralamak şart mıdır? Siz kiraladınız mı?
    Saygılar

    • admin

      Teşekkürler… 4 ya da 5 gün yeterli. Her köşesi inanılmaz güzel. Araç önemli, vaktinizi çok daha verimli geçirmiş olursunuz. Ayrıca adarda seyrek de olsa toplu taşıma araçları var.

Leave A Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *